Gotye. I'm sure you're quite familiar with him after his last song with Kimbra. But anyway, I will still give some information for those who's never heard his name before.
Wouter "Wally" De Backer (born 21 May 1980), also known professionally by his stage name Gotye, is a Belgian-born Australian multi-instrumental musician and singer-songwriter.
He has released three studio albums independently and one remix album featuring remixes of tracks from his first two albums. De Backer is also one-third of Melbourne indie-pop band The Basics, who have independently released three studio albums and numerous other titles since 2002.
Today, I would rather share one of his unpopular but meaningful creation. I do really adore this song due to its lyrics. I hope it reminds every one of us that we bound to be together in this world, thus, we have to save it together.
Please... Stop GLOBAL WARMING... Do something... Do anything...
Bugün başlığımız bakkal, ne alaka diyorsunuzdur büyük ihtimalle. Şöyle anlatayım sizlere:
Bugün bakkala giderken size önereceğim şarkıyı dinliyorudum keyifli keyifli. Sonra birden eski günler aklıma geldi. Eskide bu büyük market - süpermarket müessesi yaygınlaşmadan mahalle bakkalları olurdu. Mahallede herkes tanırdı onları. x efendi olurlardı onlar. Mahallenin bütün erzak ihtiyacı onlarda olduğu için sanırım, efendi onlardı.
Çocukluğumda bakkal olmak isterdim içten içe bu yüzden. Böyle bakkalım olacaktı yer misiniz yemez misin bütün gün. Yersin tabiki. Hep hayaller kurardım bununla ilgili. Bakkala dalıyorum bir hışımla her önüme geleni alıyorum. Benim ya bakkal, para derdide yok. Yiyiyorum deli gibi.
İşin zevkli yanı ise cheetosları istediğim kadar mıncırabiliyorum. Eminim sizde yapmışsınızdır bunu. İçinde bedava var mı ya da taso var mı diye nasılda gizli gizli mıncırırdık. Düşünsenize bi kere; bakkal ben olsam sürekli bedavaları bulur beleşten sonsuza kadar cheetos yiyebilirdim.
Nasıl zeki olduğumu düşünürdüm ben bunları düşünüp düşünüp çocukken. Rüstem efendi işi bilseydi ohoo derdim kendi kendime.
Bigün bilmiş bilmiş bunu anlatmıştım Rüstemciğime(tabi artık içli dışlıyız ipuçları veriyorum). Umursamamıştı tabiki. O kaybetti sonunda ama ben elleme ve mıncıklama tekniklerimle bedava bulmaya devam ettim :D
Sonra gene bunların hayalini kurarken daldım bakkala. Yine aynı şeyleri hissettim. Tıpkı çocukluğumdaki gibi. Her taraf çikolata, gofret, şeker, topitop falan ve ben fütursuzca hepsini almak istiyorum. Nasılda cezbediciler.
Kendimi binbir yemle kandırılan balıklar gibi hissettim ama nafile bir şekilde alabildiğim kadar almalıydım o renk cümbüşü abur cuburlardan. Çıkarken de cheetoslara şöyle yan gözle bir baktım dayanamadım ondan da aldım bir tane.
Ama bakın cheetos alırken kaçıncı sıradan aldığınız çok önemli. Ben çokca denemiştim ve istatiksel olarak çıkarmıştım bunu küçükken. En alttan bir üstteki. Sihirli kapıların anahtarı. En çok ondan çıkardı bedava. Siz siz olun, varsa hep alttakinin bir üstünü alın.
Bunu hatırlayıp en alttan bir üstekini aldım hemen ve bütün abur cuburlarım için yüklü bir para ödeyip efendime, evime geri döndüm.
Tey tey. Ne diyorduk hafız nerden nereye geldik baksana. Bakkal mühim. Hadi buda bakkal şarkımız, bakalım beğenicek misiniz. Gotye ve şarkıları Coming Back sizlerle...
Gayet eğlenceli ve duygulu bir parça. Ben dinlerken inanın çok zevk alıyorum. Grup hakkında daha ayrıntılı bilgiyi şurdan alabilirsiniz;
Şimdilik bakkalınıza ve kendinize çok ii bakın... Haydi kalın sağlıcakla...
p.s: Rüstem efendi beni duyuyosan gel inat etme gir şu bedava cheetos işine. p.s the ağustos böceği: Bayadır yatmakta yazarlarımız. Blogerlar aç, blogerlar susuz...